Çanakkale Zaferi’nin 111. yılı Gümülcine’de anıldı

18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Zaferi’nin 111. yıl dönümü dolayısıyla Türkiye’nin Gümülcine Başkonsolosluğu’nda anlamlı bir anma programı düzenlendi.

Batı Trakya 18 Mart 2026
Çanakkale Zaferi’nin 111. yılı Gümülcine’de anıldı

18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Zaferi’nin 111. yıl dönümü dolayısıyla Türkiye’nin Gümülcine Başkonsolosluğu’nda anlamlı bir anma programı düzenlendi.

Çanakkale Savaşları’nda gösterdiği üstün liderlikle “Anafartalar Kahramanı” unvanını kazanan Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile vatan uğruna hayatını kaybeden aziz şehitler, düzenlenen törende saygı, rahmet ve minnetle anıldı.

18 Mart Çarşamba günü saat 14.30’da Başkonsolosluk bahçesinde gerçekleştirilen programa katılan soydaşları, Türkiye’nin Gümülcine Başkonsolosu Aykut Ünal ve eşi İlayda Ünal karşıladı. Program, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve şehit Mehmetçikler anısına yapılan bir dakikalık saygı duruşuyla başladı.

Müftü Trampa: “Çanakkale, bir milletin direniş destanıdır"

Programda ilk konuşmayı yapan Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu Başkanı ve İskeçe Müftüsü Mustafa Trampa, Çanakkale Zaferi’nin tarihsel ve manevi önemine dikkat çekti.

Trampa konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

“Saygıdeğer konuklar, bugün burada tarihimizin en önemli dönüm noktalarından biri olan 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin 111. yıl dönümünü anmak ve mukaddes vatan toprakları için canlarını feda eden aziz şehitlerimizi yad etmek üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz.

Çanakkale, sadece bir askerî zafer değil; bir milletin ayağa kalkışının, inancının ve cesaretinin destanıdır. Orada yalnızca bir cephe savunulmamış, bir milletin geleceği ve kardeşliği müdafaa edilmiştir. Dönemin en güçlü ordularına karşı, imkânın değil imanın galip geldiği eşsiz bir mücadele verilmiştir.

Anadolu’nun dört bir yanından gelen kahramanlar, omuz omuza vererek ‘Çanakkale geçilmez’ sözünü tarihe altın harflerle yazdırmıştır. Bu ruh, daha sonra millî şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un kaleminde hayat bulmuş ve İstiklal Marşı olarak milletimizin ortak sesi olmuştur.

Bugün Gümülcine’de bu çatı altında bir araya gelmemizin ayrı bir anlamı vardır. Çanakkale şehitliklerindeki mezar taşlarına baktığımızda İskeçe’yi, Gümülcine’yi ve Balkanlar’ın birçok şehrini görürüz. Bu topraklardan cepheye giden kahramanları unutmamak hepimizin görevidir.

Bizlere düşen en büyük sorumluluk, onların emanetine sahip çıkmak ve bu birlik ruhunu yaşatmaktır. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, Çanakkale’den 15 Temmuz’a kadar vatan uğruna can veren tüm şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyorum. Ruhları şad, mekânları cennet olsun.”

Öğretmen Yaykın: “Çanakkale inancın ve fedakârlığın adıdır"  

Anma programında konuşan kontenjan öğretmen İsmail Yaykın da Çanakkale Zaferi’nin anlamına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Yaykın konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

“Sayın Başkonsolosum, değerli misafirler; bugün tarihimizin en anlamlı dönüm noktalarından biri olan Çanakkale Zaferi’ni ve bu topraklar uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi anmak üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz.

Çanakkale yalnızca bir savaşın adı değildir. Çanakkale; inancın, fedakârlığın, vatan sevgisinin ve insanlık onurunun destanlaştığı yerdir. Yokluklar içinde, imkânsız denilen şartlarda kazanılan bu zafer, bir milletin bağımsızlığından asla vazgeçmeyeceğinin en güçlü ifadesidir.

Ancak Çanakkale’yi anlamak sadece zaferi anlamak değildir. Aynı zamanda acıyı, kaybı ve insanlığın ortak kaderini de anlamaktır. Bu büyük mücadelede Batı Trakya’dan da nice yiğit evlat cepheye koşmuş, ortak değerler uğruna canlarını feda etmiştir.

Bugün bizlere düşen görev, onların hatırasını yaşatmak ve bu ortak mirasa sahip çıkmaktır. Çanakkale’de kazanılan zafer, Türk milletinin cesaretini tüm dünyaya göstermiştir. Ancak bu zaferin en kıymetli yönlerinden biri de, savaşın ortasında bile insanlığını kaybetmeyen bir milletin varlığıdır.

Çanakkale bizlere barışın değerini de öğretir. Geçmişten ders alarak geleceği inşa etmek zorundayız. Bu vesileyle başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyorum.”

Başkonsolos Ünal: “Şehitler, milletin en güçlü hafızasıdır”

Programın sonunda Türkiye’nin Gümülcine Başkonsolosu Aykut Ünal söz aldı. Ünal, konuşmasında şehitlik kavramının derin anlamına vurgu yaptı.

Ünal konuşmasında şunları kaydetti:

"18 Mart Şehitleri Anma günü ve Çanakkale Deniz Zaferi ile 12 Mart İstiklal Marşımızın Kabulü günü çerçevesinde düzenlediğimiz anma etkinliğine hoş geldiniz.

Şehitler. Bu kelimeyi duyduğumuz anda içimizde bir şey titrer. Çünkü bu kelime yalnızca bir kaybı değil, aynı zamanda en büyük fedakârlığı, en derin sevgiyi ve en yüce cesareti anlatır.

Şehitlik, bir insanın kendi hayatını, geride bıraktığı annesini, babasını, sevdiklerini, hayallerini ve henüz yaşanmamış tüm güzel günlerini, hiç düşünmeden bir milletin geleceği uğruna feda etmesidir.

Şehit olmak, sadece bir ölüm değildir. Şehit olmak, bir milletin sonsuza kadar yaşayabilmesi için kendi hayatından vazgeçmektir. Şehit olmak, korkunun üstüne yürümek, tereddüdü kalbinden söküp atmaktır.

“Vatan sağ olsun” derken aslında kalbinin en büyük parçasını toprağa emanet ettiğini bilen aileyi, sevdiklerini düşünün. Onlar her bayramda bir sandalye eksik kurar. Ama aynı zamanda bilirler ki o eksiklik, bir milletin tamamlanmış hikâyesidir.

Şehitler, sadece toprağa düşmez. Onlar, bir bayrağın dalgalanışında yaşar. Bir çocuğun özgürce gülüşünde yaşar. Onlar ölmezler. Unutulmazdırlar. Çünkü onların bıraktığı miras, sadece bir hatıra değil; bir sorumluluktur.

Bugün bizler rahatça nefes alabiliyorsak, geleceğe umutla bakabiliyorsak, sevdiklerimize sarılabiliyorsak, bu, birilerinin sevdiklerinden vazgeçmesi sayesindedir.

İşte bu yüzden şehitleri anmak, sadece bir görev değildir. Onları anlamak, hissetmek ve onların bıraktığı değerlere sahip çıkmak gerekir. Gözlerden ve hafızalardan silinmek istenen sembolleri benimsemeyi, savunmayı ilke edinmek de gerekir.  

Asıl vefa, sadece hatırlamak değil; onların uğruna can verdiği değerleri yaşatmaktır. Bir millet, şehitlerini unuttuğu gün, kendi geçmişini de kaybeder. Ama şehitlerini kalbinde yaşatan bir millet, asla yıkılmaz.

Onlar, milletin en sessiz ama en güçlü hikâyesidir. Ve biz, o hikâyenin yaşayan devamıyız.

Bugünkü anmamıza konu olan Çanakkale Zaferi de sadece bir savaş değildir. Milletin var olma iradesidir.

Çanakkale siperlerinde açlık vardı, yorgunluk vardı, imkânsızlık vardı ama teslimiyet yoktu. Ve işte o günlerde tarih sahnesine bir lider çıktı. Mustafa Kemal.

Mustafa Kemal cephede sadece bir komutan olarak değil, askerleriyle aynı kaderi paylaşan bir lider olarak bulundu.

Çanakkale’de gösterilen direniş, ileride kurulacak olan Türkiye Cumhuriyeti’nin de temelini oluşturdu. Mustafa Kemal’in büyük vizyonu sayesinde, Çanakkale’de yanan bağımsızlık ateşi daha sonra Kurtuluş Savaşı’nı aydınlattı ve bir milletin kaderini değiştirdi.

Bugünkü birlikteliğimizin bir diğer vesilesi, “KORKMA” ifadesiyle başlayan, Vatan Şairi Mehmet Akif Ersoy’un dertle, ama inançla ve umutla kaleme aldığı, kutsal isyanımızın tezahürü İstiklal Marşımızın kabulü.

Mehmet Akif, yakın tarihimizin en buhranlı döneminde yaşadı. Türk’ün on yıllardan beri çektiği sıkıntı ve çileyi gördü. Vatanın kurtuluşu için Anadolu’yu dolaştı. Kurtuluş Savaşı’nı ayaklandırmak için uğraştı. 1920 yılının başından itibaren Sebîlürreşad dergisinde Milli Mücadele’ye katılmak için Anadolu’ya geçmiş olanlarla İstanbul’daki yakınları arasında haberleşmenin merkezinde görev aldı. Milli Mücadele’yi destekleyen eserler ve yayınların basımını yaptı, bunları zorluklarla Ankara’ya ulaştırdı. Anadolu’yu dolaşırken hitabetiyle uyanışa destek oldu.

“Cihan altüst olurken seyre baktın, öyle durdun da; Bugün bir serserisin, derbedersin kendi yurdunda” diyerek Türk’ü kendine getirdi. İnsan gibi yaşamak isteyenlerin kuvvetli olmaya mecbur olduğunu, ilerlemenin tek tek değil, birleşerek sağlanacağını söyledi.

Milli Mücadele’de bir marşın yazılıp bestelenmesi için girişimde bulunanlardandır. Açılan yarışmaya katılmamıştı. Para ödülü almayacağı kaydıyla İstiklal Marşı’nı kaleme aldı ve ilk kelimesi “KORKMA” oldu. Bugün de söylüyoruz: “KORKMA”. 

Değerli katılımcılar, Bugün bu vesileyle, cephelerdeki kahramanlarımızdan başlayarak, en hain, en korkak, en insanlık dışı saldırılarda bulunan terör örgütlerinin de saldırılarında şehit olan tüm güvenlik görevlilerimizi, Dışişleri Bakanlığımız görevlileri dahil devlet memurlarımızı, vatandaşlarımızı saygıyla anıyoruz. Ruhları şad olsun."

Program, Gümülcine Müftüsü İbrahim Şerif’in Gazi Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları ve tüm şehitler için yaptığı dua ile sona erdi.

HAKKIMIZDA

ÇINAR FM, Gümülcine'den yayın yapan Batı Trakya Türk Azınlığı'nın tek dernek ve haber radyosudur.

Daha önce farklı bir isimle çalışan radyo 30 Nisan 2010'da ÇINAR Derneği tarafından satın alındı. Bu tarihten itibaren baştan sona yenilenerek, yepyeni ve farklı bir anlayışla ÇINAR FM olarak yayın hayatına devam etmektedir.

ÇINAR FM, Batı Trakya'da Müslüman Türk Azınlık mensupları tarafından kurulan ÇINAR Derneği'nin büyük fedakârlıklarla ve gönüllülük esasına göre yayın hayatını sürdürmeye çalışan bir KAMU hizmetidir. Derneğimize destek vererek sesimizin daha güçlü bir şekilde duyurulmasına katkıda bulunabilirsiniz.

Türkçe ve Yunanca haber bültenleri, haber ve tartışma programları yanısıra, eğitsel ve kültürel programlar da sunan radyo, bir haber, kültür ve bilgi radyosu olmaya yönelik gayretlerini sürdürmektedir. Uluslararası müzik de çalan ÇINAR FM, Batı Trakya Türk Azınlığı'nın ilk ve tek dernek/topluluk ve haber radyosu özelliğini taşımaktadır.

Hep birlikte daha güçlü daha sesli daha dinamik bir Çınar FM için elele. Bu radyo sizin, bu radyo hepimizin...

Çınar FM 91.8
© 2026 Çınar FM 91.8
KÜNYE
Çınar FM 91.8 - Haber radyosu
Sahibi: Çınar Derneği
Genel Sorumlu: Cengiz ÖMER
Yayın ve Reklam Koordinatörü: Necat AHMET
Adres: A. Manesi 5, Komitini 69100, GREECE
Tel: +30 25310 26001
E-posta: cinarfm91.8@gmail.com
ΤΑΥΤΟΤΗΤΑ
CINAR FM 91.8 - Ενημερωτικός Ραδιοφωνικός Σταθμός
Ιδιοκτησία: Σύλλογος "Ο Πλάτανος"
Νόμιμος Εκπρόσωπος - Διευθυντής: Ζενγκίς ΟΜΕΡ
Συντονιστής Προγραμμάτων και Διαφημίσεων: Νετζάτ ΑΧΜΕΤ
Διεύθυνση: Α. Μάνεση 5, Κομοτηνή 69100
Τηλ: +30 25310 26001
Ηλ. Διεύθυνση: cinarfm91.8@gmail.com