İsrail'in saldırıları altındaki Gazze'de yaşamak; açlık, soğuk ve çocuk olamamak demek

Gazze Şeridi'nde yaşam, soğuk ve yağışlı havanın da etkisiyle hem büyükler hem de çocuklar için dayanılmaz bir hal aldı.

Dünya 14 Ocak 2024
İsrail'in saldırıları altındaki Gazze'de yaşamak; açlık, soğuk ve çocuk olamamak demek

İsrail'in 100 günden bu yana yoğun bombardıman altında tuttuğu Gazze Şeridi'nde yaşam, soğuk ve yağışlı havanın da etkisiyle hem büyükler hem de çocuklar için dayanılmaz bir hal aldı.

İsrail'in saldırılarından kaçarak Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Beyt Hanun beldesindeki Gazi eş-Şeva Erkek Lisesi'ne sığınan Filistinliler, savaşın yanı sıra açlık ve soğuğun da kurbanı oldu.

AA ekibi, kendilerini soğuktan koruyacak giysilerin yanı sıra yiyecek yemek bulmakta da zorlanan Filistinlilerin tüm bu sıkıntılara rağmen hayata tutunabilmek için okulun bahçesinde yürüttüğü hummalı çalışmaya ve yaşamlarından kesitlere tanıklık etti.

Bu çalışmada gencinden yaşlısına herkese bir görev düştü. Erkekler ellerindeki tüm malzemeleri birleştirip büyük kazanlarda yemek kaynatırken, kadınlar odun ateşinde ekmek pişirdi, küçük çocuklar ise ateşin sönmemesi için kağıt topladı. Bu hummalı çalışma, dışardaki şiddetli yağmur ve rüzgara rağmen devam etti.

Küçük yaşta İsrail'in saldırıları, yokluk ve soğukla mücadele etmek zorunda kalan çocuklar ayrıca yağan yağmurun okulun odalarına dolmaması için paspas yaparak ebeveynlerine yardımcı olmaya çalıştı.

Yaşadığı odada nefes alacak yer yok

Okulun sakinlerinden Amine el-Huveyhi (67) savaş öncesinde okulun mutfağı olarak kullanılan ve İsrail'in karadan saldırılarında tavanı zarar gördüğü için yağmur suyunun sızdığı bir odada aile fertleriyle birlikte kaldığını belirtti.

Huveyhi, yağmur suyunun ellerindeki yatak, yorgan ve giysileri ıslattığı için soğuktan korunacak bir şeyleri kalmadığını ifade etti.

Odasını AA muhabirine açan Huveyhi, "Görüyorsunuz işte nefes almaya bile yer yok. Yiyecek yok, su yok, un da yok. Ölmek böyle yaşamaktan daha iyidir." diyerek çektikleri sıkıntıyı dile getirdi.

Huveyhi, saldırıların başlamasından bu yana 4 defa okul değiştirdiklerini ve çocuklarından 4'ünün de Gazze'nin farklı yerlerine dağıldığını anlattı.

Pencereleri naylonlarla kapatarak soğuktan korunmaya çalışıyorlar

Evi saldırılarda tamamen yıkıldığı için okula sığınan Abdulkerim Hamed de "Kaldığımız odanın saldırılarda kırılan camlarının yerine naylon geçirdik. Bu camlar bizi rüzgardan ve yağmurdan bile zar zor koruyor." diyerek çok üşüdüklerini ifade etti.

Hamed, çocuklarının giyecek kalın kışlık kıyafetleri olmadığı ve oda da korunaklı olmadığı için hastalandıklarını ancak tedavi olacak hastane de olmadığını dile getirdi.

Gazze'nin kuzeyindeki barınma merkezlerine yardım girişi olmadığını anlatan Hamed, "Halimizi soran yok. Nereye gideceğimizi bilmiyoruz. Ölmek böyle yaşamaktan daha iyidir." dedi.

Çocuklar üşüyor ve çocukluklarını yaşayamıyor

Okulun küçük sakinlerinin dertleri ise boylarından büyük. Okula gidemeyen, gelecekleri ellerinden alınan, üşüyen ve oyuncaklarından bile mahrum kalan çocuklar, boş zamanlarını ailelerine yardım ederek geçiriyor.

Bu çocuklardan Cudi Hamed (9), Beyt Hanun'daki evleri bombalanınca ailesiyle birlikte bu okula sığındı.

Hamed, "neyin eksikliğini çekiyorsunuz" sorusuna, "ekmek, un, battaniye, giysi ve oyuncak" diyerek yanıt verdi.

Yaşadıkları durumu felaket olarak nitelendiren Diyala Hamed (13) ise "Hiçbir şey yok. Olsa da çok pahalı. Alacak paramız da yok. Bu, dayanılacak bir durum değil." dedi.

Savaştan en çok çocukların etkilendiğini kaydeden Hamed, okullarına ve önceki hayatlarına geri dönmeyi, Gazze'yi yeniden yaşanılacak bir yer haline getirmeyi istediklerini söyledi.

Hamed, "en çok neyi özlüyorsun" sorusuna "Savaştan önceki hayatımızın tüm ayrıntılarını özlüyorum. Dertsiz tasasız olmayı, aileyle birlikte olmayı, çocukların istediği her şeye sahip olmasını." diyerek yanıtladı.

Daha önce de İsrail'in Gazze'ye yönelik başka savaşlarına tanık olduğunu anlatan Hamed, "Hayatımız değişti. Çocukluğumuzu değil sadece savaşı yaşar olduk. Savaş hayatımızı felakete çevirdi." diyerek savaşsız bir dünyaya duyduğu özlemi dile getirdi.

HAKKIMIZDA

ÇINAR FM, Gümülcine'den yayın yapan Batı Trakya Türk Azınlığı'nın tek dernek ve haber radyosudur.

Daha önce farklı bir isimle çalışan radyo 30 Nisan 2010'da ÇINAR Derneği tarafından satın alındı. Bu tarihten itibaren baştan sona yenilenerek, yepyeni ve farklı bir anlayışla ÇINAR FM olarak yayın hayatına devam etmektedir.

ÇINAR FM, Batı Trakya'da Müslüman Türk Azınlık mensupları tarafından kurulan ÇINAR Derneği'nin büyük fedakârlıklarla ve gönüllülük esasına göre yayın hayatını sürdürmeye çalışan bir KAMU hizmetidir. Derneğimize destek vererek sesimizin daha güçlü bir şekilde duyurulmasına katkıda bulunabilirsiniz.

Türkçe ve Yunanca haber bültenleri, haber ve tartışma programları yanısıra, eğitsel ve kültürel programlar da sunan radyo, bir haber, kültür ve bilgi radyosu olmaya yönelik gayretlerini sürdürmektedir. Uluslararası müzik de çalan ÇINAR FM, Batı Trakya Türk Azınlığı'nın ilk ve tek dernek/topluluk ve haber radyosu özelliğini taşımaktadır.

Hep birlikte daha güçlü daha sesli daha dinamik bir Çınar FM için elele. Bu radyo sizin, bu radyo hepimizin...

Çınar FM 91.8
© 2024 Çınar FM 91.8
KÜNYE
Çınar FM 91.8 - Haber radyosu
Sahibi: Çınar Derneği
Genel Sorumlu: Cengiz ÖMER
Yayın ve Reklam Koordinatörü: Necat AHMET
Adres: A. Manesi 5, Komitini 69100, GREECE
Tel: +30 25310 26001
E-posta: cinarfm91.8@gmail.com
ΤΑΥΤΟΤΗΤΑ
CINAR FM 91.8 - Ενημερωτικός Ραδιοφωνικός Σταθμός
Ιδιοκτησία: Σύλλογος "Ο Πλάτανος"
Νόμιμος Εκπρόσωπος - Διευθυντής: Ζενγκίς ΟΜΕΡ
Συντονιστής Προγραμμάτων και Διαφημίσεων: Νετζάτ ΑΧΜΕΤ
Διεύθυνση: Α. Μάνεση 5, Κομοτηνή 69100
Τηλ: +30 25310 26001
Ηλ. Διεύθυνση: cinarfm91.8@gmail.com